Siyaset bilimcilere göre bu başarının en önemli nedeni, uygun fiyatlı konut, kira sorunu ve sosyal yardımlar gibi halkın doğrudan yaşadığı problemlere çözüm üretmeye odaklanması. Parti, yıllardır mahallelerde yürüttüğü sürekli saha çalışmasıyla güven oluştururken, seçmenlerle birebir temas kurmayı da ihmal etmiyor.
Graz Belediye Başkanı Elke Kahr ise bu başarının simgesi haline geldi. Maaşının büyük bölümünü ihtiyaç sahiplerine bağışlaması, sade yaşam tarzı ve "önce vatandaş" anlayışı, KPÖ'nün güvenilirlik kazanmasında önemli rol oynadı. Parti yöneticilerinin halkla doğrudan görüşmesi ve kişisel çıkar yerine kamu yararını öne çıkarması da seçmen üzerinde etkili oldu.
Uzmanlara göre KPÖ'nün yükselişinin bir diğer nedeni ise, Avusturya'da geleneksel partilere duyulan güvenin azalması. Seçmenlerin önemli bir bölümü, mevcut siyasi partilere tepki olarak oyunu KPÖ'ye yöneltiyor.
Siyaset bilimciler, Almanya'daki sol partilerin de bu deneyimden çıkarabileceği dersler olduğunu belirtiyor. Buna göre seçmenin güvenini yeniden kazanmanın yolu, kira krizi, hayat pahalılığı ve sosyal adalet gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen sorunlara somut çözümler üretmekten geçiyor.
Bu nedenle Avusturya örneği, yalnızca bir seçim başarısı değil; aynı zamanda "insan odaklı, güven veren ve yerelde sürekli çalışan bir siyasetin" seçmen nezdinde karşılık bulabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Graz örneği, seçmenin yalnızca vaatlere değil; güven veren, ulaşılabilir ve günlük sorunlara çözüm üreten siyasetçilere yöneldiğini gösteriyor. Bu nedenle Avusturya'daki KPÖ'nün başarısı, yalnızca komünist bir partinin yükselişi değil; aynı zamanda Avrupa'da seçmen davranışının nasıl değiştiğine dair dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.