İklim politikaları uzmanı Pauline Schur, hükümetin sıcak hava dalgalarının sonuçlarına karşı yeterince hızlı hareket etmediğini söyledi. Schur, aşırı sıcakların toplumun tüm kesimlerini etkilediğini; ancak özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olanların büyük risk altında olduğunu vurguladı.
“Sıcaklık sadece hava durumu değil, toplum sorunudur” diyen Schur, hükümetin ekonomik krizlerde gösterdiği aciliyetin iklim krizinde görülmediğini belirtti.
Nehirler ve enerji sektörüne uyarı
Almanya’daki nehirlerde yaşanan tarihi düşük su seviyelerine de dikkat çekildi. Schur, çözümün nehirleri derinleştirmek değil, doğal taşkın alanlarını ve sulak bölgeleri güçlendirmek olduğunu söyledi. Bu sayede suyun doğada daha uzun süre tutulabileceği ifade ediliyor.
Düşük su seviyelerinin enerji sektörünü de etkilediği hatırlatıldı. Fransa ve Macaristan’da bazı nükleer santraller, soğutma suyu yetersizliği nedeniyle üretimlerini azaltmak zorunda kalmıştı. Fosil enerji yatırımlarının sürdürülmesini eleştiren Schur, Almanya’nın önceliğinin yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırmak olması gerektiğini söyledi.
Ormanlar ve su kaynakları için acil önlem çağrısı
Kuraklık ve yangın riskine karşı ormanların yeniden oluşturulması, ölü ağaçların tamamen temizlenmemesi ve yangın önleme hatlarının güçlendirilmesi önerildi. Ayrıca kunduzların doğal su depolama alanları oluşturarak kuraklıkla mücadelede önemli rol oynayabileceği belirtildi.
İklim ittifakı, hükümetin iklim koruma yatırımlarını yavaşlatma girişimlerinden endişeli. “İklim krizinin sonuçları artık geleceğin değil, bugünün sorunu. Almanya’nın gecikmeden harekete geçmesi gerekiyor.” mesajı verildi.