Köln merkezli Temel Haklar Komitesi’nden Britta Rabe, yasa tasarısına karşı çıkarak düzenlemenin durdurulmasını istiyor. Rabe’ye göre, bazı şiddet olaylarının ardından psikiyatrik tanısı bulunan insanlar giderek daha fazla güvenlik politikalarının hedefi hâline getiriliyor.
Tasarı kapsamında, psikiyatri kliniklerinde görev yapan sağlık çalışanlarının hastalarla ilgili değerlendirmelerini güvenlik birimleriyle paylaşması ve hassas sağlık verilerine erişim sağlanması öngörülüyor. Rabe, bu durumun hastaların doktorlarına ve terapistlerine duyduğu güveni sarsabileceğini, insanların bilgilerinin polise aktarılacağı endişesiyle tedavi aramaktan kaçınabileceğini belirtiyor.
Düzenlemenin en tartışmalı noktalarından biri de zorla hastaneye yatırma koşullarının genişletilmesi. Rabe’nin aktardığına göre, gelecekte yalnızca gerçekleşmiş bir tehlike değil, kişinin ileride tehlikeli davranışlarda bulunabileceği yönündeki tahminler de zorla yatırma gerekçesi sayılabilecek. Rabe, tehlike tanımının genişletilmesinin kişilerin özgürlük ve kendi kararlarını verme haklarını zedeleyebileceğini savunuyor. Bunun Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’yle de çelişebileceğine dikkat çekiyor.
Tasarı, mülteciler açısından da kaygı yaratıyor. Söyleşideki değerlendirmeye göre, yabancılar dairelerinin mültecilerin psikiyatri kliniklerinde bulunması hakkında bilgilendirilmesi, sınır dışı işlemlerinin planlanmasını kolaylaştırabilir. Rabe, devam eden tedavi veya hastane yatışı sırasında insanların sınır dışı edilmesinin ciddi sağlık ve insan hakları sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Rabe ayrıca, psikiyatrik rahatsızlığı bulunan kişilerin toplum için daha tehlikeli olduğu yönündeki yaygın varsayımın araştırmalarla desteklenmediğini savunuyor. Psikolojik kriz yaşayan insanların bir bölümünün başkalarına zarar vermekten çok kendilerine zarar verme riskiyle karşı karşıya kalabildiğini vurguluyor.
Peki çözüm ne? Rabe’ye göre daha fazla polis yetkisi ve zorlayıcı önlem yerine, insanların ihtiyaç duyduklarında başvurabilecekleri danışma merkezleri, sağlık hizmetleri, güvenli barınma olanakları ve sosyal destekler güçlendirilmeli. Ona göre, güvencesiz yaşam koşulları birçok insanın sorunlarını ağırlaştırırken sosyal hizmetlerden tasarruf edilmesi, ihtiyaçları karşılamıyor.
Tartışmanın merkezinde şu soru var: İnsanların güvenliği, sağlık verilerinin gizliliği ve temel hakları zayıflatılarak mı sağlanacak, yoksa daha güçlü sağlık ve sosyal destek hizmetleriyle mi?