Rapora göre her üç kiracıdan biri gelecekte kirasını ödeyememekten endişe ediyor. Her iki kişiden biri ise taşınmak zorunda kalması halinde uygun fiyatlı yeni bir ev bulamayacağını düşünüyor. Gelir kaybı yaşayan kiracılarda durum daha da kritik: Her dört kişiden biri, üç ay içinde kirasını ödeyemez hâle geliyor.
Junge Welt’in haberine göre, Kiracılar Birliği Başkanı Melanie Weber-Moritz, hükümetin tam da bu dönemde konut yardımında 2 milyar euroluk kesinti planını sert biçimde eleştiriyor. Ona göre bu kesintiler kiraları düşürmeyecek; aksine daha fazla insanı kira borcu ve evini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakacak.
Almanya’da uygun fiyatlı sosyal konutların sayısı da 1 milyon 30 binle tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerilemiş durumda. Üstelik her yıl sosyal konut statüsünden çıkan konut sayısı, yeni yapılan sosyal konutların yaklaşık iki katı.
Kira yükünün en ağır olduğu kesim ise düşük gelirliler. Yoksulluk riski altındaki kiracıların yüzde 35’i gelirlerinin neredeyse yarısını kiraya harcıyor. Bu nedenle birçok kişi gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor.
Kiracılar Birliği’nin çağrısı açık: Daha fazla sosyal konut yapılmalı, kira artışları sınırlandırılmalı ve kiracılar daha etkin korunmalı.