Araştırmaya göre, düşük gelirli ailelerin çocukları ve özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan öğrenciler en yüksek risk grubunu oluşturuyor. Bu grupta ruhsal yük oranı yüzde 31–36 seviyelerine ulaşıyor.
Araştırma ayrıca zorbalık ve başarı baskısının da çocukların ruh sağlığını etkilediğini gösteriyor. 11–17 yaş arasındaki öğrencilerin yüzde 30’u ayda en az bir kez okulda veya çevrim içi ortamda zorbalıkla karşılaştığını belirtti. Gençlerin kaygı duyduğu başlıca konu ise dünyadaki savaşlar olurken, bunu okul başarısı kaygısı izliyor.
Uzmanlar, okulun çocuklar için güvenli bir alan olması gerektiğine dikkat çekiyor. İyi ders anlatımı, öğrencilerin söz hakkı ve küçük demokratik yapılar, ruhsal sağlığı destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Araştırma, öğrencilerin çoğunun ders işleyişi ve notlandırma gibi temel konularda yeterli söz hakkına sahip olmadığını, daha fazla katılım talep ettiklerini ortaya koydu.
Okullarda küçük ama etkili çözümler de dikkat çekiyor. Heidelberg’de bir okulda öğrencilerin görüşleri alınarak yapılan uygulamalar sonucunda vandalizm oranı yüzde 90 azaldı. Bu, çocuklara seslerinin duyulduğunu göstermenin önemini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, destek ihtiyacının yüksek olduğunu ancak mevcut sistemin buna yeterince cevap veremediğini vurguluyor. Uzmanlar, öğrencilerin okul içinde daha fazla katılım hakkı kazanması ve çocuk yoksulluğunu azaltacak somut adımların atılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca çocukların duygu yönetimi, bilinçli medya kullanımı ve sağlık bilgisi konularında desteklenmesi önem taşıyor.