Plan kapsamında mineral yağ vergisinin geçici olarak düşürülmesi ve işverenlerin çalışanlara vergiden muaf tek seferlik ödeme yapabilmesi öngörülüyor. Ancak uzmanlara göre bu adımlar, toplumun tüm kesimlerine eşit fayda sağlamıyor.
Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü ve Ekonomik Gelişme Uzmanlar Konseyi Başkanı Monika Schnitzer, akaryakıt vergisinin düşürülmesini “en kötü seçeneklerden biri” olarak değerlendiriyor. Schnitzer’e göre bu yöntem, desteğe gerçekten ihtiyaç duymayan kesimleri de kapsayan bir “genel indirim” niteliği taşıyor.
“Herkesin bu desteğe ihtiyacı yok. Bu tür bir indirim, insanları daha az araç kullanmaya teşvik etmiyor, aksine mevcut tüketimi sürdürmeye yönlendiriyor” diyen Schnitzer,, enerji krizinin gerektirdiği davranış değişikliğinin bu politikayla sağlanamayacağını vurguluyor.
Uzmanlara göre asıl sorun, azalan enerji kaynaklarına uyum sağlamak. Schnitzer, petrol arzındaki daralmaya dikkat çekerek, toplumun daha az ve daha yavaş araç kullanmaya yönlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu bağlamda, geçici hız sınırı önerisi de kamuoyunda destek buluyor. ARD muhabiri Georg Schwarte’nin aktardığı Forsa anketine göre, halkın yüzde 51’i otoyollarda 120 km/s, şehirler arası yollarda ise 80 km/s hız sınırını destekliyor. Uluslararası Enerji Ajansı da benzer bir öneride bulunmuştu. Ancak koalisyon hükümeti içinde bu konuda uzlaşma sağlanabilmiş değil.
Schnitzer, mevcut politikaların sosyal açıdan da hedefi şaşırdığını belirtiyor. Ona göre destekler, geniş kitlelere yayılmak yerine doğrudan ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmeli. “Bazı insanlar için ay sonunda 30–40 euro daha fazla harcamak, temel gıdaya erişememek anlamına geliyor. Yardım, bu insanlara gitmeli” diyen Schnitzer, yüksek gelir grubunun bu tür desteklere ihtiyaç duymadığını vurguluyor.
Ekonomiste göre hükümetin gündemindeki bir diğer adım olan, işverenlerin çalışanlara 1000 euroya kadar vergiden muaf ödeme yapabilmesi de sorunlu. Bu uygulamanın henüz oluşmamış maliyetleri telafi etmeye yönelik erken bir adım olduğunu belirten Schnitzer, ayrıca her işverenin böyle bir ödeme yapamayacağına dikkat çekiyor. Bu durumun çalışanlar arasında eşitsizlik yaratabileceği ifade ediliyor.
Hükümetin bu destek paketini petrol şirketlerinden alınacak gelir ve tütün vergisindeki artışla finanse etme planı da eleştirilerin odağında. Schnitzer, bu kaynakların daha etkili ve hedefli politikalar için kullanılabileceğini savunuyor.
Tartışmalar sürerken, hükümetin önümüzdeki dönemde sağlık, emeklilik ve vergi alanlarında kapsamlı reformlar planladığı belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre asıl soru, toplumun bu reformların getireceği yükü üstlenmeye ne kadar hazır olduğu.
Ekonomistler, mevcut yaklaşımın kısa vadeli rahatlama sağlasa da uzun vadeli yapısal sorunları çözmekten uzak olduğu görüşünde birleşiyor.