AfD’nin Saksonya-Anhalt başbakan adayı Ulrich Siegmund, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “2026 sonbaharından itibaren üstleneceğimiz sorumluluğa hazırlanıyoruz” diyerek olası kabine çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Junge Welt’te yer alan yorumda, partinin Berlin’de düzenlediği iç politika toplantısında ise “sol aşırılıkla mücadele” başlığı öne çıktı. AfD’li siyasetçiler, devlet destekli bazı yapıların hedef alınacağını ve güvenlik politikalarında daha sert bir çizgi izleneceğini savundu.
Tartışmaların odağında ise eski Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen yer aldı. Alman haftalık gazetesi Die Zeit’in haberine göre Maaßen’in olası bir AfD hükümetinde içişleri bakanı olarak düşünüldüğü öne sürüldü. Maaßen de yaptığı açıklamada, “Ülkeye faydası olacaksa bunu yaparım” dedi.
Bir dönem CDU’dan milletvekili adayı olan Maaßen, son yıllarda sağ popülist ve aşırı sağ çevrelere yakın açıklamalarıyla dikkat çekiyordu.
Yorumda ayrıca AfD’nin kullandığı “derin devlet” söyleminin, parti tabanını mobilize etmek için kullanılan bir araç olduğu savunuldu. Yazıda, AfD’nin devlet kurumlarında daha fazla güç kazanmasının Almanya’daki demokratik yapı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Dün karşılaştığım bir genç, iş yaparken kimliğini sakladığını, iktidara gelmeleri durumunda neler olacağını düşünmekten depresyona girdiğini söyledi. İnsanların tepkisizliğini Yahudilerin „biz bu ülke için savaştık, doktoruz, avukatız, öenemli insalarız, Almanya’nın bize ihtiyacı var“ demesine benzetti.