Almanya’nın büyük sağlık sigortalarından Barmer’in 2026 hastane raporu, acil servislere başvuran hastaların önce telefonla değerlendirilmesini ve daha sıkı yönlendirme yapılmasını öneriyor. Ancak bu yaklaşım, sağlık sistemindeki sorunların yükünü hastalara çıkarmakla eleştiriliyor.
Çünkü aile hekimlerinden randevu almak zorlaşıyor, uzman doktorların bekleme listeleri uzuyor ve nöbetçi sağlık hizmetlerine ulaşmak her yerde kolay değil. Özellikle akşamları, geceleri ve hafta sonları sağlık sorunu yaşayan birçok kişi, açık bulabildiği son kapı olan hastanelerin acil servislerine başvuruyor.
Yıllardır süren tasarruf politikaları, hastane kapanmaları ve personel eksikliği sağlık sistemini zorluyor. Buna rağmen çözüm olarak daha fazla telefon hattı, dijital değerlendirme ve hasta yönlendirmesi gündeme getiriliyor. Eleştirilere göre, sağlık hizmetlerindeki eksiklikler yerine, bu eksikliklerden etkilenen hastalar sorun olarak görülüyor.
Oysa acil servislerdeki yoğunluğu azaltmak için yalnızca hastaları başka bir yere yönlendirmek yeterli değil. Daha fazla sağlık ve bakım personeline, yeterli finansmana ve güçlü bir birinci basamak sağlık hizmetine ihtiyaç var.
Barmer’in raporunda da bölgelere göre acil servis başvurularının önemli ölçüde değiştiği belirtiliyor. Bu durum, yoğunluğun yalnızca hastaların davranışlarıyla değil, bölgedeki sağlık hizmetlerinin yeterliliğiyle de bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Temel soru şu: Hastalar acil servislere neden bu kadar çok başvuruyor? Sağlık sistemindeki eksiklikler giderilmeden, hastaları daha sıkı denetlemek sorunu çözer mi?