Bu konuda Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve üye devletler arasında yürütülen müzakerelerin ardından geç saatlerde uzlaşma sağlandı.
Kabul edilen yeni "Geri Gönderme Yönetmeliği", AB'den daha fazla sınır dışı işleminin gerçekleştirilmesini mümkün kılmayı hedefliyor. Düzenleme kapsamında, Avrupa Birliği sınırları dışında da sınır dışı merkezleri kurulabilecek.
Avrupa Komisyonu bu merkezleri yaklaşık bir yıl önce önermiş, gerekçe olarak da AB'den gerçekleştirilen sınır dışı işlemlerinin sayısını önemli ölçüde artırmayı göstermişti. Ancak planların ne zaman ve nasıl uygulanacağı konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları yaşanıyordu.
Anlaşmanın, Avrupa Parlamentosu'nda muhafazakâr Avrupa Halk Partisi (EVP) ile aşırı sağ partilerin desteğiyle kabul edilmiş olması da dikkat çekti.
Düzenlemenin en tartışmalı maddelerinden biri, AB toprakları dışında kurulacak geri gönderme merkezleri. Amaç, çeşitli nedenlerle kendi ülkelerine sınır dışı edilemeyen kişilerin bu merkezlere gönderilmesi. Merkezlere çocuklu ailelerin de gönderilebileceği belirtiliyor. İnsan hakları kuruluşları, sol partiler, Yeşiller ve kiliseler plana karşı çıkıyor.
Öte yandan üye ülkelerdeki güvenlik ve iltica makamlarının yetkileri de genişletilecek. Yetkililer para, cep telefonu ve bilgisayar gibi kişisel eşyalara el koyabilecek. Ayrıca sınır dışı kararlarına karşı itiraz süreleri ciddi biçimde kısaltılacak ve bazı durumlarda yalnızca birkaç günle sınırlandırılacak.
Düzenleme, Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından yaklaşık 12 ila 20 gün içinde yürürlüğe girecek. Ancak ilk aşamada yalnızca geri gönderme merkezlerinin kurulmasına ilişkin hukuki zemin oluşturulacak. Merkezlerin faaliyete geçebilmesi için öncelikle üçüncü ülkelerle anlaşmalar yapılması gerekiyor.
Yeni düzenlemedeki yaklaşık 50 maddenin 40'ı ancak bir yıl sonra yürürlüğe girecek.