ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm çabası olduğu yönünde spekülasyonlar artarken, Washington kaynaklarından ortaya çıkan sözde “15 maddelik barış planı” dikkat çekiyor. Planın içeriğine dair bilgiler net değil, ancak Trump ve Savunma Bakanı Mark Hexeth’in daha önce dile getirdiği taleplerle örtüştüğü belirtiliyor. Bunlar arasında İran’ın nükleer silah programını bırakması, uranyum stoklarının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na devri, füze programının yalnızca savunma amaçlı sınırlanması ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması gibi maddeler yer alıyor. Karşılığında ise İran’a ekonomik teşvikler sunulması planlanıyor.
Resmî makamlar henüz planın doğruluğunu ya da doğrudan görüşmelerin varlığını onaylamış değil. Trump, bazı “ürün verici temaslar” olduğunu ve bu yüzden İran enerji tesislerine yapılacak saldırıları ertelediğini söylüyor. Ancak İran yönetimi hâlen doğrudan görüşme yapıldığını reddediyor ve “sonuna kadar mücadele edeceğiz” mesajı veriyor.
Buna rağmen ABD, bölgeye ek asker göndermeye devam ediyor. Pentagon, yaklaşık 2.500 paraşütçü ve ek olarak 3.000 asker daha konuşlandırabileceğini duyurdu. Beyaz Saray, bunun olası yeni saldırılara hazırlık amaçlı olduğunu belirtiyor. Analistler, çatışmadaki bilgi karmaşası nedeniyle “savaşın ilk kurbanının her zaman gerçekler” olduğunu vurguluyor.
ABD’den Anne Schneider’ın bildirisine göre, Trump yönetimi, İran’la anlaşma sağlanacağına inanıyor; ancak sahadaki gelişmeler ve karşı tarafın tutumu hâlen belirsizliğini koruyor.