Documenta 10

(21 Haziran -28 Eylül 1997)
Paris'te Ulusal Jeu de Paume Galerisi'nin yöneticisi Catherine David Documenta'yı düzenleyen ilk kadın yönetici oldu.

Catherine David timine Hortensia Völckers'i genel asistan, Jean Francois Chevrier'i de danışman olarak aldı.

Documenta 10 konusunu "Kültürel Manifestasyon" olarak belirledi, fiehirleşme, toprak/alan/bölge, kimlik, vatandaş hakları, sosyal/ulusal devlet, devlet ve ırkçılık, pazarların evrenselleşmesi konuları "parkur" adı verilen tek tek bölümlerde sanatçıların bu konulardaki resim, plastik, video, enstalasyon, performance vb. eserleriyle sorgulanıyordu.

Ayrıca "100 Gün, 100 Konuk" adını taşıyan bir programda her gün bir sanatçı belirlenmiş bir konuda ziyaretçilerle sohbet ve tartışma toplantılarına katılıyordu. "Retro-Perspektive" adlı bir bölümde de geçmiş sorgulanıp, gelecek için tasarımlar tartışılıyordu.

Documenta 10, adeta "sanat ancak soru sorar" diyen Documenta 9'a bir cevap; sanata ve sanatçıya gerçeği değiştirmede aktif rol yükleyen bir konumdaydı. Bu açık politik tavır da "estetik seçkinlerin kendi kendilerini tatmini", "sanat değil duvar gazetesi", "modern yıkıntı" vb. adlarla eleştiri ve saldırıya uğradı. İlginç olan şudur ki, bundan bir önceki Documenta 107nun karşıtı bir program ve iddiaya sahip olmasına rağmen nasıl ki izleyici / seyircinin beğenisini kazanıp, başarılı olduysa; Documenta 10 da Documenta 9'un kontrast programına rağmen bu başarıyı tekrarladı, hatta aştı.

27 ülkeden 138 sanatçının 569 eserinin sergilendiği Documenta 10'u 631 bin biletli izleyici ziyaret etti. Documenta 10 bütün Documenta tarihinin sadece kendi kendini finanse etmekle kalmayıp, net gelir elde eden ilk sergisi oldu.

Documenta 10'da "iç" sergi mekânlarına bir bölümü "Kültür İstasyonu" adı altında sergi salonu olarak kullanılmaya başlanan Kassel ana istasyon binası da katıldı.

Documenta Kassel

Yeni binyılın ilk Documenta’sı Haziran 2002’de Federal Almanya’nın Kassel kentinde açılış yaptı. Dünya çapındaki en önemli sanat sergisi şimdiye kadar olmadığı kadar siyasi içerikli.

Bu yılki Documenta, ilki 1955 yılında başlayan sanat “şamatası”nın onbirincisi. Documenta 11’in salt eğlencelik olmayacağını yöneticisi Nijeryalı Okwui Enzewor garanti ediyor. Çünkü Enzewor uzun bir geleneğe, yani “Sanat sanat içindir!” geleneğine son vererek, bu düşüncenin yeni yüzyılda yeri olmadığını söylüyor. Kassel’den dünyaya yayılan slogan: Sanat keyfin tersidir! mesajını veriyor.

Tüm bu açıklamalar uluslararası sanat cemaatini korkutmuşa benzemiyor. Almanya’nın küçük bir kentinde düzenlenen bu sergi, halen uluslararası sanat çevrelerinin “Olymp”i olmayı sürdürüyor. Sanatçılar ve sergiciler açısında Documenta her beş yılda bir mutlaka “hac” edilecek bir merkez haline geldi. Bu yılki Documenta’ya en azından 630.000 ziyaretçi bekleniyor.

Documenta 11 alışılagelmişin dışında bir başlangıçla sanat çevrelerinin dikkatini çekti. Enzewor serginin açılışından çok önce “Dünya Sanat Abidesi”ni beş “Platform”a böldü. İlk dört “Platform” Kassel’den çok uzaklarda ve sıradan ziyaretçilerden kopuk bir şekilde düzenlendi. “Platform”lar, salt tanınmış yazarların, mimarların ve bilimcilerin davet edildiği bir kaç haftalık siyasi tartışma toplantıları olarak Viyana ve Berlin, Yeni Delhi, St. Lucia ve Lagos’ta kamuoyunun dikkatini çekti.

Enzewor, bu “Platform”ların Kassel’e hazırlık olmadığını, bütünün bir parçaları olarak görülmesine dikkat çekti. Bu konsept bazı çevrelerce eleştirilmesine rağmen, tüm sanat dünyası bu yılki Documenta’nın öncekilerine rağmen çok daha geniş bir şekilde dünya çapında tartışılmaya başlandığını göstermekte.

Documenta 11’in son derece siyasi olduğu, davet edilen 116 sanatçının hepsinin dünyadaki tartışılan siyasi konulara değinen eserlerinden belli olmakta. Ayırımcılık ve ırkçılık, kültürler arası mücadele, ideolojilerin savaşı, kollektif travmalar ve gündelik hayatın neurozları, sanat eserlerinin değindiği konular olarak göze çarpmakta. Ancak Kassel’de protesto ve provakasyon yok, sadece refleksiyon var: Çağımızın sorunları üzerine kafa yoranların bir yarışması gibi.

Örneğin Litvanya’lı sanatçılar Nomeda ve Gediminas Urbonas bir psikiatris üzerine yayınlanmış olan gazete haberinden yola çıkarak, Baltık ülkelerindeki “kadın resmi”ni analiz etmekteler. Sanatçılar bu konu üzerine videolar ve atölye çalışmaları sunmakta.Danimarkalı bir sanatçı ise, sokak lambalarına Vietnam mamülü ampüller takarak, eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nde yaşayan ve birleşmeden sonra ikâmet izinlerini kaybeden Vietnamlı işçileri anmakta.

Ve başka bir sanatçı bir bilgisayar oyununu interaktif hale getirerek, şiddete yatkın oyunculara kurşun sıkılan bir eser ortaya çıkartmış.

Kendisini şair ve sanat eleştirmeni olarak nitelendiren siyaset bilimcisi Enzewor, sanatın küreselleşmeyi eleştirmesi ve geleneksel Documenta sergisinin bir çok kültürlü “Ethno-Sit-in” haline gelmesi gerektiğini belirtiyor. Enzewor, Documenta 11’in, geleneksel sanat sergilerinin olduklarından çok daha heyecanlı bir metodik macera olması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle, önceleri de Documenta sergilerini belirleyen sosyal utopilere ve tartışmalara öncelik tanıyor. Önceki Documenta’larda yoğun olarak görülen medyatik skandallara Documenta 11’de pek rastlanamamakta. Gerçi Documenta X’da eleştirmenler tarafından fazlaca kuramsal bulunmuştu. Ama Enzewor böylesi eleştirilerden çok, sergide eserlerini sunan sanatçıların biyografilerinden daha çok etkilenmiş durumda.

Her şeye rağmen Documenta 11 mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir sergi. Eurozentrist düşünen tüm eleştirmenlerin kaygılarına rağmen, hatta özellikle bu nedenle sosyal ve siyasi sorunların sanat tarafından ele alındığı Documenta 11, 100 günlük süresinin devamında da yıllarca tartışma yaratacak bir sergi. (Güney Dergisi)

posta [at] radyokassel.de
istek [at] radyokassel.de

Radyo Kassel
Opernstrasse 2,
34117 Kassel
Telefon
(0561) 578065
(0176) 521 14 985

             
       Info Magazin                  Türk Sanat Müziği

 

             
 Mesleğe Adım Adım              Konudan Konuya

 

             
    Rahman Sizlerle                 SALI SALI Hakan

text